Yirmi bir dil, tek bir katalog
Zincir her yemeği bir kez yazar. Altındaki her otel onu devralır ve kendi fiyatını koyar: Varşova'da 46 zloti, Krakov'da 42, tarif aynı.
Misafir odasındaki kodu okutur ve menünün tamamını kendi dilinde okur — her yemekte ne olduğunu, neyin çıkarılabileceğini ve hangi alerjenleri taşıdığını. Aynı ekrandan sipariş verir ve sipariş aynı anda resepsiyonunuza ulaşır.
Canlı bir menü görünZincir her yemeği bir kez yazar. Altındaki her otel onu devralır ve kendi fiyatını koyar: Varşova'da 46 zloti, Krakov'da 42, tarif aynı.
Avrupa yönetmeliğindeki on dört alerjen, yemeğin içindekilerden çıkar; işaretlenmiş bir kutudan asla. Sütü işaretleyen konuk, żurek'in onsuz da servis edilebileceğini görür, çünkü ekşi krema çıkarılabilir; pierogi'nin edilemeyeceğini de, çünkü lor kalır.
Tek dokunuş somonu kaldırır, üstüne kurulu her yemek de onunla gider. Hiçbir şey yeniden basılmaz.
Konuk hâlâ ekrana bakarken gelir, değiştirdiği şeyler yazılı olarak. Mutfak aynı fişi kâğıt üzerinde, evin dilinde alır.
Sipariş bir oda numarası taşır ve tutar o odanın folyosuna ulaşır. Mutfak fişi, konuk hangi dilde sipariş vermiş olursa olsun evin dilinde basılır. Kahvaltı on birde kendiliğinden kapanır, bar gece yarısından sonra da açık kalır. Bir sistemin otele oturup oturmadığına işte bu ayrıntılar karar verir ve tasarım buradan başladı.
Burada kartla ve Apple Pay ile henüz ödeme yapılmıyor: oda hesabına yazılan bir sipariş bir sözdür; otel bunu folyoda ya da kapıda kapatır — para hiçbir zaman bizden geçmez. Otel sistemlerinden bugün Apaleo bağlı; diğer her biri, tedarikçi başına ve talep üzerine üstlendiğimiz bir iş. Menü içe aktarma ise yapıştırdığınız metni okur, basılı klasörünüzün fotoğrafını değil.